Yükleniyor...

Bilimsel yaklaşım

  • Genel
  • Nutrigenetikler
  • Spor Genetikleri

Hepimizin farklı olmasının temelinde genler vardır. Gözler, saç rengi gibi hepimizin görebildiği farklılıkların yanısıra farklılıklar da vardır – örneğin, besinleri nasıl metabolize ettiğimiz, toksinleri nasıl  arındırdığımız gibi – çevre ile kendimize özgü bir şekilde etkileşim kurarız.

Genetik olarak neredeyse aynıyızdır fakat her gende değişken noktaları bulunmaktadır, belirli bir konumda tek bir temeldeki değişikliğin en yaygın türü – bu değişkene Tekil Nükleotid Polimorfizmi (çok çeşitliliği) ya da SNP (SNIP şeklinde okunur) olarak adlandırılır. Bu, kim olduğumuzu etkileyen ve kişiliğimizi tanımlayan bu küçük farklılıkların toplamıdır – fakat genler tek faktör değildir, tek başlarına çalışmazlar ve bizim hakkımızdaki her şeyi belirlemezler.

Genler çevremizle etkileşim kurar ve değişen çevre faktörleri “fenotipimizi” değiştirir (örneğin; sarışın bir kişi yalnızca güneşte çok uzun süre kalırsa güneş yanığından mustarip olur). Çevremiz üzerinde kontrole sahip olduğumuz için kendi üzerimizde de bazı noktalarda kontrole sahip olabiliriz, genlerimizin kölesi değiliz ve değiştirebileceğimiz en büyük “çevre” beslenmemiz ve hayat tarzımızdır

Sağlıklı bir diyet, sağlıklı ve uzun bir hayata katkıda bulunur fakat sağlıklı bir diyet tam olarak nedir? Herkes için aynı mıdır? Hayır. Herkese uyan tek bir metod yada tek bir diyet yoktur, hatta “Önerilen Günlük Miktar” herkes için uygun olmayabilir.
Nutri-genetikler; mikro & makro besinler ve toksinler de dahil olmak üzere, kişisel genetik değişkenin, beslenme bileşenleri ile etkileşimi, nasıl etkilendikleri konusundaki araştırmaları da kapsamaktadır. Genetik değişkenin besin bileşenlerinin tutulumunu, taşınmasını, metabolizmasını ve ayrılmasını etkilediği ve bazı önemli besinler için kişisel günlük ihtiyaçları da etkilediği kanıtlanmıştır. 

Vitamin metabolizmasında,  polimorfizmlerin ya da genel mutasyonların belirlenmesi ile birlikte, bazı vitaminler için nüfusun bir kısmı daha yüksek gereksinimlere ihtiyaç duyabilir.  Prof. Rima Rozen, Am. J. Clin. Nutr. 76(2), 301–2 (2002)

Modern dünyada sağlıklı beslenme üzerinde uzlaşılmış bir konu değildir ve beslenme önerilerinde bulunmakla sorumlu uzman komitelerinin kompleks ve eksik bilgiler bağlamında hareket ettiklerini bilmelidirler. Kişiselleştirilmiş beslenmenin amacı; resmi prensiplerin yerine geçmek değildir fakat bu doğrultuda hareket edilmesi için geçerli kanıtın bulunduğu durumlarda geçerli değişiklikleri yapmaktır. Nutri-genetik öneri için kanıt düzeyi, geleneksel besinsel öneriler ile aynı standartta olmalıdır.

Nutrigenetikler mevcut standart prensiplerde değişiklik yapmak için  kullanılabilir ve “herkese uygulanabilir bir formül” önerisinin tersine kişiselleştirmeye imkan sağlar. Cinsiyet, boy, ağırlık, yaş, sağlık durumu, vb. gibi diğer bilgilere eklendiğinde sağlanacak fayda artar. Nutrigenetikler günlük beslenmenin bir parçasıdır – özellikle tedaviye yönelik değildir ve hastalığı önleyici ya da tedavi edici özelliği olan gıdaların ya da takviyelerin kullanılmasına bağlı değildir.
Genel kullanımda özel bir hastalığı önlemeye yönelik değildir fakat kullanılabilir olan en iyi kanıtlara dayalı olarak uzun dönemli sağlığı teşvik etmek, beslenmeyi ve yaşam tarzını optimize etmek için yardım amaçlıdır. Nutrigenetik genel beslenmeye yönelik tavsiyelerle sağlığın sağlanmasında faydalıdır ve temel amacı bir hastalığın tedavisi değildir.

Nutrigenetikler bugün; sağlık uzmanlarının ellerinde, özellikle müşterileri için beslenme programları oluştururken kanıta dayalı gen/diyet bilgilerini birleştirmesi gereken diyetisyenler ve beslenme uzmanları için, değerli bir aracı temsil etmektedir. Sağlık uzmanları; kişiselleştirilmiş diyetler oluştururken rutin bir şekilde bir dizi biyolojik veriyi (biyogöstergeler, boy, kilo, cinsiyet, etnik köken, sağlık konuları, vb.) değerlendirirler ve kanıtların yeterli olduğu durumlarda genotipin verininde bu değerlendirmeye dahil edilmesi tamamen mantıklıdır.
Özet olarak, nutrigenetikler; kişiselleştirilmiş beslenmenin tamamına katkı sağlayan bilgilerin bir parçasıdır. Destekleyici kanıtın bulunduğu durumda diğer fenotipik bilgilere (sağlık durumu, etnik köken ve cinsiyet gibi) eklenmelidir ve genetik kanıt fenotipik kanıtla aynı düzeyde değerlendirilmelidir.

Kendi kişisel genetik özelliklerimizi bilme yeteneğine sahip olma birçok yönden ayrıcalıklıdır fakat bu bilginin değerinin kolayca abartılabileceği unutulmamalıdır. Sıra DNA’ya geldiğinde, genetiğimizi anlamak gerçekten oldukça önemli bir basamaktır ama nasıl yaşadığımız, yediğimiz ve çalıştığımız gibi faktörlerin etkisi göz ardı edilemez.

Şampiyon bir sporcu, altın madalyaya yalnızca doğal yeteneği vasıtasıyla ulaşmaz, birçok durumda yaşam boyu fedakarlık, sıkı antrenman, ruhsal güçlülük, uygun beslenme ve son olarak da bir parça da şans gereklidir! Tüm unsurlar geçerli olsa bile, Usain Bolt gibi birinin asla Haile Gebreselassie gibi bir uzun mesafe koşu şampiyonu olamayacağı açıktır. Fenotiplerimizin büyük çoğunluğu; tek başına genler ya da çevre tarafından değil fakat ikisi tarafından belirlenir.

Bu iki anlama gelmektedir:

  1. Genler tek başlarına tamamen belirleyici değildir ve
  2. Çevrenin genlerimizle nasıl etkileşim kurduğu bilgisini uygulayarak fenotiplerimizi etkileyebiliriz, genel sağlığımızı iyileştirmek için özel faaliyetlerle müdahale edebiliriz. 

Gelişen etkinliği ile teknoloji, insanların izlemesi gereken doğanın zamanından daha hızlı hareket edebilir ve bu konuda çok dikkatli olunmalıdır. Ucuzlayan genetik testler uygulanabilecek çok miktarda bilgimiz olduğuna işaret etmez,önemli bilgiler  elde etme oranımızı hızlandırabilir fakat hala her çalışmanın gerçekleştirilmesi en az birkaç yıl almaktadır.

Yıllardır yapılan çalışmalar sayesinde sahip olduğumuz genetik bilginin; doğru kullanılması, diğer biyolojik ve psikolojik bilgilerle birlikte kullanılması koşuluyla, elit sporculardan mesleki uygulayıcılara kadar herkese fayda sağlayacaktır.

Fiziksel performans genetikleri ile ilgili verilerin toplamı alınarak, bu bilginin faydalı olacağı durumları değerlendirmek mümkündür; Örneğin verinin antrenman sisteminin kişiselleştirilmiş bir şekilde değiştirilebileceğini ifade ettiği durumlarda, genetik sonuçlar neyin daha etkin bir strateji olabileceği konusunda bir fikir vermek için yorumlanabilir.

Bir kişisel antrenör arzulanan amaçlar tarafından etkilenecek olan uygun bir çalışma rutini konusunda tavsiyede bulunmadan önce bir müşteriyi değerlendirirken; boyu, kiloyu, cinsiyeti, yaşı, fitness düzeyini, gücünü, vücut kompozisyonunu, vb. çeşitli parametreleri dikkate alacaktır. Bunların tümü; bir birey için optimal rutin olması en olası olanı oluşturmaya yardımcı olacak olasılıksal verilere katkı sağlar.

İncelediğimiz genlerden bazıları...

Bilimsel metodoloji - Genleri nasıl seçiyoruz?

Tarama

İlgili literatür için araştırma; özellikle Pubmed ve Google aracılığı ile. Her ikisinde de yüzlerce çalışma vardır.
Adım
1

Ayıklama

Uygunluğuna göre çalışma seçimlerinin yapılması. Makul sayıda bilimsel yayın, saygın dergi yayınları gibi kaynaklardan gen ve çevresel etkilerin kanıtını gösteren çalışmaların seçilmesi.
Adım
2

Arama

Bulunan dokümanlar titizlikle taranır. Amaç; x geninin çevre ile etkileşiminin bilimsel geçerliliğini bulmak ve ardından gene müdahalenin sağlık ya da kişiye faydasını ilişkilendirebilmektir.
Adım
3

Arama

Eğer x geninin çevre ile etkileşimi açısından kanıt kesinse, eğer çevre ile olumlu bir şekilde değiştirilebilirse (örneğin; beslenme ya da antrenman) ve eğer etkileşim en az 3 farklı çalışmada tekrarlanıyorsa , o gen genetik bir değişken olarak dahil edilir.
Adım
4

Sıkça Sorulan Sorular

  • Nutrigenetics nedir?

    Bilimsel olarak, nutrigenetikler kişisel genlerdeki genetik değişkenlerin bir bireyin diyetindeki belirli besinlere ve toksinlere verdiği tepkiyi inceler.

  • Nutrigenetik ne yapmaya çalışıyor?

    Nutrigenetikler; bir bireyden belirli genler tarafından kodlanmış proteinlerin özelliklerini ve bunun metabolizma, diyetteki besinlerin taşınması ve sindirimi üzerindeki etkisini ve toksinlerin yok edilmesi üzerindeki etkisini belirlemede genotip bilgileri kullanmayı amaçlar. Genetik bir değişken, örneğin bir SNP, folik asit gibi bir besinin metabolizmasını etkileyebilecek bir enzimin faaliyetini etkileyebilir. Bu da bir genin içindeki değişkenin ilaç metabolizmasının oranını etkilediği farmakogenetikle karşılaştırılabilir.

    Standart sağlıklı beslenme ile ilgili uzun yıllar boyunca gözleme ve müdahaleye dayalı (TIBBİ TESTLER DEĞİL) çalışmalardan elde edilen bilimsel kanıtlarla oluşturduğumuz bir standart var. Bu standart; mümkün olan en uzun süre sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmaya yardımcı olmak için geliştirilmiştir. Nutrigenetiklerin amacı; kişisel genotip ve fenotipe göre, yine uzun yıllar boyunca gözlemsel ve müdahale çalışmalarından elde edilmiş bilimsel kanıtlara dayalı bir şekilde standart besinsel prensiplerini kişiselleştirmeyi amaçlamaktadır. Nutrigenetikler için kanıt düzeyi, standart beslenme prensiplerinin geliştirilmesinde ve desteklenmesinde kullanılanlarla benzerdir.

  • Bu tüketici/hasta için ne anlama gelir?

    Genetik bilginin kullanımı; hem besinsel seçimleri yönlendirme hem de bireyleri beslenme, yiyecek ve metabolizmanın önemi konusunda bilgilendirme amaçlıdır. Nutrigenetikler, yiyeceğin vücut ile birlikte nasıl çalıştığının anlaşılması, iyileştirmek için genotipi ve fenotipi kullanmamıza olanak sağlar. Hizmetin bilgi yönü oldukça önemlidir – bilim adamları bunu kullanıyorlar ve bundan bilgi ediniyorlar, neden halk kullanmasın? Bilgi, ciddi, sorumlu ve doğru bir şekilde sağlandığı sürece, sonuç hasta/tüketici için faydalı olacaktır.

  • Nutrigenetics için herhangi bir bilimsel kanıt var mıdır?

    Evet, çok. Bizim kendi çalışmalarımızdan ayrı olarak, son yirmi yıllık dönemde yayınlanmış gen-besin etkileşimlerini gösteren literatürde binlerce incelenmiş çalışma bulunmaktadır. Bilimsel çalışmanın düzeyi genel olarak yüksektir, meyve ve sebze, düşük doymuş yağlar, düşük şeker vb. standart beslenme tavsiyelerini desteklemek için kullanılan bilimsel kanıtlarla benzer kalitededir.

  • Nutrigenetics'in önemli noktası nedir, gerçekten yardımcı olacak mı?

    Tüm besinsel tavsiyelerin amacı; kalıcı bir şekilde iyi beslenme alışkanlığı sağlamaktır çünkü daha sonraki yıllarda sağlıklı bir hayat yaşamak büyük ölçüde önceki yıllardaki yaşam tarzına bağlıdır. Görünüşte önemsiz görünseler bile küçük değişiklikler 10-20 yıl içerisinde büyük bir fark yaratabilir. Örneğin; 20’li – 40’lı yaşlar arasında günlük 10 kalorilik fazla tüketim size 15 Kg olarak dönebilir, bu da her gün fazladan sadece yarım kaşık dolusu şeker demektir!

  • Nutrigenetics ne değildir?

    Nutrigenetikler ne teşhisle ile ilgili ne de hastalığın haber vericisidir. Tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları, vb. karmaşık hastalıklarla ilgili riskleri ve risk oranlarını belirlemek için hiçbir girişimde bulunmaz. Nutrigenetiklerin odak noktası genellikle nihai hastalık değil, homosistein, LDL kolestrolü, hiper tansiyon, vb. orta seviyede birçok risk faktörüdür; örneğin kalp damar hastalıklarının birçok olası nedeni (hiper tansiyon, yüksek kolestrol, iltihaplanma, vb.) vardır ve her biri gen-beslenme etkileşiminin sadece bir alanına odaklanır. Örneğin MTHFR genotipinin bilgisi; kalp hastalığı ya da krizi riskini tahmin etmek için kullanılmaz fakat folik asit, B6 ve B12 vitaminleri için günlük ihtiyaçların belirlenmesinde kullanılır. Bu enzimin 677TT türüne sahip bireylerde eğer beslenmede yeterli folik asit yoksa homosistein ortaya çıktığı birçok kereler ispatlanmıştır. Bu nedenle, nutrigenetik testi tavsiyesi yeterli düzeyde folik asit tüketmek (600-800 µg / gün) olacaktır – ve bu homosistein düzeylerini daha düşük seviyede tutacaktır. Bir hastasının yüksek homosistein düzeylerine sahip olduğunu gören doktorların çoğu bunu folik asitle, B6 ve B12 ile tedavi edecektir, nutrigenetik testinin amacı düzeyler yükselmeden ÖNCE beslenmede bu vitaminlerden yeterli miktarlarda bulunmasının sağlanmasıdır.